Throwback Thursday | Hepsi Senin Suçun Carrie!

04 Ağustos 2016

Merhaba,

Bu aralar biraz boş bıraktığım bloga dönüş yapmanın tam zamanı. günün anlam ve önemini yansıtan Throwback Thursday ile uzun araya dur demek istedim. Yazılarım boşa gitmesin diye burada yayınlamaya başlamıştım. Bir önceki için burayı tıklayabilirsin. 

Bu sefer yayınlayacağım içerik Ponponsuz adlı web sitede yer almıştı. Site şu anda yayında olmadığı için link veremiyorum ama buradan zevkle okuyabilirsiniz.

Biz kadınların beğenileri birbirimizden çok farklı olabilir ama sevdiklerimiz, beğendiklerimiz, giydiklerimiz stillerini takip ettiklerimiz olarak kendi içimizde birçok gruba ayrılırız çoğu zaman. Fakat çok uzun senelerdir bir kadını, o kadının yaptıklarını, giydiklerini, giymediklerini, aldıklarını, alamadıklarını kısaca her hareketini takip ettik ve birçoğumuza ilham oldu. Bu kadar kelimenin cevap bulduğu tek bir isim var; Carrie Bradshaw.

Belli bir döneme damgasını vuran bu kadın birçok kadının hayatını yönlendirmesinde de etkili oldu. Sahip olduklarına imrenmekle kıskanmak arasında kaldık hep. Aslında O bir karakterdi diyebilir gerçekten diziyi izlemeyenler ama bana göre Sarah Jessica Parker‘dan daha gerçekti…

Carrie bir yazardı, Manolo’ydu, Vogue’du, Dolce&Gabbana’ydı, Cosmopolitan’dı, Apple’dı, Dior’du, Cartier’di, Chanel’di, Roberto Cavalli’ydi, harika bir 50’li yıllardan kalma Oscar De La Renta’ydı, arada bir Louboutin ama çoğu zaman Jimmy Choo’ydu, güneşli bir Paris sabahı, sergi, kitap ve bolca dedikoduydu. Kısaca bir kadının sahip olmak isteyip de olamadığı birçok şeydi… İşte hep bu yüzden  kadınların moda takıntısındaki marka bağımlılığı hep Carrie Bradshaw yüzündendir.
carrie_bradshaw-79-full
Eminim Tiffany & Co yüzük yerine evlenme teklifini bir ayakkabı ile almak isteyen milyonlarca kadın bulabiliriz. Yalnız öyle herhangi bir ayakkabı değil mümkünse namı kendinden önce gelenler olacak. Ya da gerçekten gülünç olmayacağını bilse yemini bir Chanel takımın üzerinde ettiren kadınlar, evi tamir ettirmek yerine o parayla ayakkabı almayı tercih edenler hepimiz seniz aslında…

Carrie-proposal

Hangimizin hayatında iki büyük aşkı ve bir sürü ayakkabısı olmadı ki?

Diorlar, Chaneller, Dolcelerle dolu bir giyinme odasını bir sevgili ile değiştirebiliriz umarsızca ya da çoğu zaman iyi bir moda dergisiyle karın doyurabiliriz….

Sahip olmadığımız ya da olmayacağımız şeyleri istemeyi öğrendik seninle, aslında bu isteklerin çok da gerekli olmadığını bilerek ama yine de isteyerek hep bakıldı o vitrinlere. Kredi kartı limitlerini zorlansa da bir Christian Louboutin ile yere basmak uçmak kadar etkiliydi aslında senin izinden yürüyen kadınlara…

fdb7bca359a2d6eaff3d40c5070e946a
Bir Louboutin, Dior elbise, Chanel tüvit ceket, Cartier saat, muhteşem bir Mary-Jane Manolo Blahnik dolaplarımızda şart mı derseniz kesinlikle onlarsız da harika bir stiliniz olabilir azıcık zevkiniz varsa ama o dolaba baktığınızda bir şeyler eksik diye üzülüyorsanız siz de bir Carrie’siniz derim.

İşte tam da bu yüzden hepsi senin suçun Carrie…

Love,

Sinem

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply