Sunday | Flowers

17 Mayıs 2015

Merhaba,

Çiçekleri pek sevmem ya da sevmek için hiç çabalamadım diyelim. Ortaokul zamanımda enteresan bir kitap okumuştuk. Kitabın ismini hiç hatırlamıyorum ama 7 hikayeden oluşuyordu ve biraz korku, biraz gariplik içeren bir kitaptı. Müfredatla alakası yok; Muhteşem ingilizce hocalarımın seçtiği hikaye kitaplarından biriydi. Beni en çok etkileyen hikaye, bir çocuğun nereden geldiği belli olmayan çığlığı duyması ile başlıyordu. Sürekli ince bir çığlık duyuyordu. Anlam veremiyor ama sürekli duyuyordu. Sonra bu çığlığın çiçeklerden geldiğini anlıyor. -Hikaye kafamda biraz kopuk 15 yıldan fazla oldu 🙂 –

İnsanlar her çiçek kopardığında o çiçeğin çığlığını duyuyor. Çocuk bunu anladığında kendi hiç çiçek koparmıyor ve koparanlara anlatmaya çalışıyodu. O zaman acayip etkilenmiştim. Mecbur olduğum günler dışında -gelin olduğum gün gibi-  kesme çiçek almamaya çalıştım. Saksı çiçeğini ise yeterince ilgi gösteremem ve onu yaşatamam diye hep almaktan kaçındım. O nedenle hep “of çiçek sevmiyorum ben!” diye düşünüyordum. Fakat fikirler değişiyor işte!

Geçenlerde yaptığımız gelin-damat çekiminden bana kalan bu harika gelin buketi ile büyük bir aşk yaşıyorum. İsteyerek almadım ama çok sevdim. Kesme çiçekler ne kadar yaşar bilmiyorum ama geçen salıdan beri ilk gün gibi canlı.

Bundan sonra yine kesme çiçek alır mıyım bilmiyorum. Çünkü koparılmaları hala canlarını acıtır diye düşünmekten kendimi alamıyorum. -Gerçi zaten koparılmış olduklarını düşünerek aslında onları mutlu olacakları bir eve götürme fikrine “artık” karşı değilim- ama kesinlikle saksı çiçeği alacağım. Henüz kafamda belli bir çiçek yok. Fikirlere açığım ama…

Love,

Sinem

Beni instagramdan @usedlook adı ile takip etmeyi unutmayın.

Instagram

Pembe gül, şakayık, el buketi,gelin çiçeği

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply