Netflix Chanel Defilesi

17 Ocak 2019
Netflix_Chanel_belgeseli

Bu yazıyı yazmak için fazlasıyla geç kaldığımın farkındayım çünkü neredeyse belgesel yayınlanalı bir ay oluyor ama erken yazıp izlemek isteyenler izlemeden büyüsünü bozmak istemedim. Zaten amacım ne kadar güzel bir belgesel olduğundan bahsetmekten çok belgeseldeki muhteşem Karl’dan söz etmek.

Hazır mısın? Olmalısın çünkü anlatmaya başladım.

Genel bir bilgi vermek gerekirse bu sadece Chanel belgeseli değil. Umarım sadece Chanel belgeseli de olur gelecekte fakat bu öyle değil.

Netflix 7 Days Out adlı belgesel, moda konusunda Chanel’e yer verirken, spor, bilim, eğlence ve yemek sektörlerinden ilgi çekici 6 önemli olayın bir haftasına yani son 7 gününe tanıklık ediyor. İçinde at yarışı sektörünün en önemli yarışlarından biri olan Kentucky Derbisi –ki ben ona da bayıldım- ve Nasa’s Cassini Mission’da yer alıyor. Evet, hepimiz Netflix’e aşığız…

Chanel Haute Couture İlkbahar Yaz 2018 defilesine 7 gün kalan süreçte neler yaşandığının anlatıldığı belgeseli Andrew Rossi çekmiş. Anlatmadan önce Chanel işçiliğine yakından bakın isterim.

Şimdi gelelim Chanel’e ve defilenin temasına… Grand Palais’de gerçekleşen defilenin teması çiçeklerdi ve 18. yüzyılı andıran dekoru da Fransız bahçelerinden esinlenilmişti. 64 el yapımı kıyafetin sergilendiği defile önce günlük kıyafetlerle başlıyor, sonrasındaysa gece kıyafetleri ile devam ederek gelinlikle sonlanıyor. Konseptinin bahçeler olduğu tasarımlarda çiçekli nakışlar, toz pembe renkler, griler, bejler, Karl’ın tabiriyle donmuş limon renkleri bulunuyordu.

Belgeselde Chanel Haute Couture İlkbahar Yaz 2018 defilesinin öncesi yaşananlara tanıklık ettiğimizde defilenin son looku olan gelinliğin eteğinin bekleme sürecindeki gerginlik, defile günü baş terzilerin tasarımlara son dokunuşlarını ve heyecanlarını, Karl’ın defileyi izleyişini, muhteşem dekorun nasıl ve kaç günde inşa edildiğini, Karl’ın defile öncesi tasarımların son halini modellerde gördüğünde yaptığı yorumlarını hepsini görüyoruz ve tüm bunları izlemek oldukça güzel. Ben zaten ona aşırı hayranım.

Belgeselde koleksiyonun kaç hafta önce başladığını, her bir tasarımın yapım sürecinin kaç saat sürdüğünü de öğreniyoruz. Hatta şu söz çok hoşuma gidiyor: “Zamana karşı yarışırken en iyi eserlerinizi çıkartırsınız”. Bilemiyorum bu o kadar da etkilenilecek söz değil ama sanırım kendimden bir şeyler buluyorum bu sözde.

Bu arada Karl kendini dünya çapında bir ünlü olarak görmediğini ve işçi sınıfı olduğunu da belgeselde söylüyor. Tabii klas bir şekilde çalışan işçi sınıfı olduğunu da ekleyerek.

Netflix’in belgeselinden öğrendiğim bir şey daha var ki paylaşmazsam olmaz. Karl Lagerfeld tasarladığı şeylerin çoğunu rüyasında görüyormuş ve ertesi sabah çiziyormuş. Eskizleri onun çizdiğini –o eskizlere de bayılıyorum- biliyoruz hepimiz ama kaçımız kıyafetleri Karl’ın yapmadığını biliyoruz. Çoğumuz biliyoruz tabii ama bunu söyleme tarzı çok hoşuma gitti, ayrıntı vermeyeceğim izleyin.

En çok hoşuma giden şeylerden bir de şu sözleri oldu. “İkinci bir seçenek yok. Ne istediğimi ve ne istemediğimi bilirim. İnsanlar kararsızken çekinen kişiler kadar kötüsü yoktur. Belli bir görüşün olmalı ve ona sadık olmalısın. Bir sorun varsa teknik bir sorun onu 3 saniyede açıklamalısın!”

Bu arada Netflix’in 7 Days Out belgeselinde Karl Lagerfeld açıkça sadece ekibe inandığını ve iyi terziler olmadan bu işi yapamayacağını belirterek birlikte çalıştığı insanları da onurlandırıyor.

Ve son olarak Karl der ki; İnsanlar Haute Couture öldü diyor. Belki onlar için öldü ama bizim için değil.” Evet, Karl kesinlikle sen ölene kadar Haute Couture yaşar ve ondan sonrasını hep birlikte görürüz…

7 Days Out 1. Sezon 6 Bölüm Chanel. Aşkla izlemeden önce fragmanını izleyin.

Love,
Sinem

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply