Annelik ile İlgili Bilmen Gereken 7 Şey

21 Mayıs 2019
annelikle_ilgili_bilmen_gerekenler

Annelik tecrübelerimle ilgili yazı dizisine başlıyorum çünkü artık o ilk günlerin ne yapacağını bilmeyen hali ile her gün yeni bir şey öğrenme arasında, yapacak ve yazacak bir şeylerim olsun istiyorum. Evet, anlaşıldığı üzere herkese açık olan günlüğümün salı günü konusu elbette ki MissSade. Çünkü salı günleri ile birbirimizi sevmiyoruz ve belki bu vesileyle birbirimize alışırız.

Şimdi konu anneliğe geldiğine göre ve 2+ senelik anne olduğuma göre ilk başlarda bana kimsenin söylemediği şeyleri yazmak istedim. Çünkü bil ki o günlerde herkes aynı şeyleri ezberlemiş gibi tekrarlıyor ama buzdağının altında hiç o bahsedilen şeyler olmuyor. O yüzden belki başkaları da söylemiştir bilemiyorum ama benden de duy istedim: Yeni anneysen kimsenin söylemediği ama bilmen gereken 7 şey için hazırsan başlıyorum…

annelikle_ilgili_kimsenin_söylemediği_şeyler

1.Emzirme Konusunda İçgüdülerine Güven

Bu cümleyi kimse söylemiyor çünkü içgüdülerine güven dendiği zaman karşındaki kişi sana söylemek istediklerini söyleyemiyor ve anneliği ile böbürlenemiyor. Onun yerine emzirmenin muhteşemliğinden bahsediyor. 🙂 Eğer bunları duymaya başladığın bir konuşma içerisindeysen bir kulağına girsin ama diğer kulağına girmeden burnundan çıkmasını sağla. Çünkü bu süreçte yapman gereken tek şey içgüdülerine güvenmek!

Bu süreç senin, arkadaşlarınınkilere de benzeyebilir ama senin doğruların, senin hislerin daha önemli. Ne kadar yakın olursa olsun kimse çocuğun ile ilgili senden daha fazlasını hissedemez. Eğer emzirmek istemiyorsan emzirme! Emzirmek sana kötü gelecekse emzirme! Bırak “6 ay anne sütü şart!” cümleleri hastane duvarlarında kalsın. Gerçekler senin bu konuda ne hissettiğinle ilgili. Yapamıyorsan yapma, inan dünyanın sonu değil. Unutma annelik zamanla öğrenilen bir duygu, söylenilenin aksine doğumla gelen bir duygu değil. Emzirme ile de gerçekleşmeyecek. Emzirmezsen kötü bir anne, emzirirsen de süper bir anne olmayacaksın!

İşin diğer tarafında ise emzirmek istediğin halde sütün az yapma diyorlarsa yine içgüdülerine güven. “Sütün az emzirme, mama verelim!” cümlesini duyuyorsan ilk günlerde ve sen sütünün yeteceğini düşünüyorsan dinleme kimseyi emzir. Tekrar söylüyorum içgüdülerine güven, doktorun zaten sana bebeğinin yaptığı idrar sayısı ile ilgili doyup doymadığını anlama yöntemini söyleyecektir. O kurala göre problem yoksa güven kendine, tıka kulaklarını oku bildiğini! Verilere güven, ufacık midesi olan yenidoğanların zaten 80ml içmesi imkansız.

Ben içgüdüme güvenerek sütümün yeteceğini düşünmüştüm ve direttim. Emzirmeyi hiç sevmedim ama anne sütüyle büyümesi için mama ya da devam sütü vermeyi reddettim o günlerde. Fakat MissSade doğduktan sonraki birkaç saat harikayken ve gayet yolundayken bir anda sütüm azaldı. Nedenlerini burada tek tek anlattım. 1 hafta sonra, kontrolde doktor her şeyin harika olduğunu söylediğinde doğru karar verdiğimi de herkes anlamış oldu.

2. Sürekli Ağlamak İstemen Önemli Değil

Lohusasın ve vücudunun DNA’sı sanki yeniden yazılıyormuşçasına değişim geçiriyor. Hatta kocakarıların dediği gibi 40 gün tek ayağın da çukurda 🙂 O yüzden canın gerçekten ağlamak isteyebilir. İstemeyedebilir ama tutamayabilirsin. Bırak aksın, süzülsün yanaklarından. Yargılama, neden arama ve tutma kendini. Hayatında bundan güzel -sorunsuz ve nedensiz- ağlamak için sebebin olacağını sanmıyorum. Doya doya ağla, hıçkır, böğür hatta istersen.

Ben durmaksızın ağlamıştım mesela. Hiç durmadı gözyaşlarım hiç. Usul usul hiç durmadan ağladım. Zaten duygusal bir insandım ama bu kadarı bana bile fazlaydı ama ağlamak hiç o kadar boş, saçma, nedensiz ve kuralsız olmamıştı. Bir de dalga konusu tabii 🙂

Lousalıkta_ağlamak

3. Kucağına Al Uyut, Alışmaz!

Kucağına almak ya da almamak işte bütün meselenin bu olduğu günlerdeysen eğer al kucağına bebeğini uyut! Canın istiyorsa kucağında uyut. Herkes bir ağızdan “aman sakın alışır sonra çok çekersin” der. Belki gerçekten kucağa alışır belki de alışmaz. Bilemezsin ama o hissi inan değişmezsin birçok şeye. Al kucağına otur kitap oku, TV izle, hiçbir şey yapma, gez ama al kucağına bebeğini. Bugünlerin bir daha gelmeyeceğini bil, hatta öyle bir zaman gelecek ki öpmek istesen bile offf sesini duyacaksın. Kendinden hesap et! Kısa bir zaman ve bu zamanı değerlendir. Çünkü birkaç ay sonra uyku eğitimi verme telaşına düşeceksin ki o zaman kucağa almak ihtimallerde bile olmayacak.

Mesela bana herkes “Aman alma, sakın uyutma” dedi. “Saçmala Sinem sakın!”, “Oooo çok uğraşırsın deli misin!” dedi. Arı dışında herkes. Ne yalan söyleyeyim inandım ve yatağında uyutmaya da çalışmaya başlayacaktım çünkü lohusayım ve düşünme reflekslerim çalışmıyordu o zaman. Arı dinlemedi ve dinlettirmedi. İyi ki de sadece onu dinlemişim. Şimdi helikopterim 13 kilo ve kucağıma aldığım anda uyuşuyorum ve zaten dayanamıyorum 🙂

bebekler_kucakta_uyutur_mu?

4. Mükemmeli Oynama!

Geç bu işleri. Mükemmel değilsin ve bunu sen de çok iyi biliyorsun. Bırak yeni doğum yapmış Instagram annelerini takip etmeyi. Çok istiyorsan et tabii ama inan onlar da en kötü anlarını paylaşmıyor zaten. Kimse lohusa olduğunda mutluluktan çığlıklar atmıyor, kimse bebeğinin kakası olması gerektiği yerden dışarı taşmışken aman da ne güzel kakalar bunlar diye agucuklar çıkarmıyor ve kimse gerçekten göründüğü kadar mükemmel değil. Sen de gerçekleri biliyorsun boş yere kendini olmadığın gibi göstererek kandırmaya çalışıp bunalıma girme sonra…

Bu konudaki tecrübem için sadece şunu söyleyebilirim ben 40 gün dolana kadar ne bir şey paylaştım ne de paylaşmak istedim. Her şey çok yoğun ve negatifti çünkü.

5. Bebeğini Sessizliğe Alıştırma!

Bebekler sessizlikte daha iyi uyur. Yok böyle bir yalan. Öncelikle 9 ay durduğu yer zaten gürültü bombası, böyle bir saçmalık olabilir mi? O yüzden sakinlik güzel şey ama bebeğini aşırı sessizliğe alıştırma. Güzel müziklerle uyut ama bebeğin uyuduktan sonra senin için de hayat durmasın. O uyuyor diye uyumak istiyorsan başka ama sırf o uyuyor diye evin olağan gürültüsünü engelleme. O kadar steril bir hayatı olmayacak hiçbir zaman. Alıştır olağan dışı seslere ki sonra ilk duyduğunda şok olmasın, uyuma güçlüğü çekmesin ve korkmasın. Elbette o uyurken son ses müzik dinleme ama dinlemek istiyorsan da engelleme kendini, makul bir seste çıkar keyfini, TV’nin sesi 2 de olmasın mesela, alt yazı da olsa duy o oyuncuların gerçek seslerini, kopma hayattan bebeğin mışıllardayken…

Ben mi? Ben baya TV’yi 2 de izliyordum hatta neredeyse TV izlemiyordum bile. Sonra kendime geldim. Ben hata ettim sen etme çünkü gerçekten zamanı geldiğinde anlayacaksın bu yaptıkların çok saçma.

6. Emzirirken Kilo Veremeyeceksin!

İşte en can alıcı cümle ve en büyük yalan; emzirirken bütün kilolarımı verdim! Bak ben sana doğrusunu söyleyeyim. Emzirirken kilo vermeyeceksin ve hatta yüksek ihtimalle alacaksın. Çünkü geçiş döneminde ve muhtemelen süt üretebilmek için bolca yiyecek ve yedirileceksin 🙂 Hamur işi yemesen bile emzirdiğin için acıkacaksın ve açlığı suyla geçiştiremeden yemek yiyeceksin. Basit bir anlatımla vücudun süt üretirken yağ depolayacak ve bu da senin kilo almanı sağlayacak. Elbette kilo verenler olacaktır ama sen o efsane emzirirken acayip kilo verdimlerden olamazsan üzülme diye söylüyorum.

Ben başta vermiştim. Hatta hamile kaldığım 63 kiloya da indim. ( o da dobiçti ama sayılmaz) Ama süt vermenin dayanılmaz hafifliği ile sonra güzel ve emin bir şekilde efsane kilo aldım. Aşağıdaki fotoğrafta pehlivan kollarım ve göbeğime dikkat çekerim. Şimdiyse veriyorum. Ama aşırı aşırı ve bir aşırı daha yavaş.

emzirirken_kilo_verilir_mi

7. Doğar Doğmaz Bebeğine Aşık Olmayacaksın

Gerçekten “Annelik muhteşem bir duygu”, “Anne olmadan önce yarımdım”, “Kucağıma verdikleri anda ona aşık oldum” cümlelerini duymuş veya en azından maruz kalmışsındır. Belki gerçekten öyle hissedeceğini düşünüyorsun ya da hissediyorsundur ama inan çoğunluk bu sözleri sadece öyle hissetmeleri gerektiğini düşündükleri ile söylüyor. İstisnalar bir önceki cümleyi dikkate almasın lütfen. Devam etmek gerekirse muhtemelen o anın yorgunluğu ile böyle bir ihtimalin olmayacak. O yüzden ilk dakikalarda hatta günlerde yeterince o duyguyu hissetmiyorsan sakın kendini kötü hissetme. Zamanla hepsi renkleniyor inan.

Ben mesela MissSade doğduğunda doğumumun da zor olmasından dolayı derin bir ohhh çekmiştim. Yoktu öyle havada uçuşan kalpler, neredeyse gözlerimin açıldığına bile şükredecektim.

dogar_dogmaz_bebegine_asik_olan_anneler

Toparlamak gerekirse sana söylediğim 7 madde başına gelirse olaya bir de sana anlattığım taraftan bak. Sonuçta Cinderella masalı gibi yaşamıyoruz hayatı. Hem zaten bence Cindrella’da abartılmış çünkü hikayeyi hep tek taraflı dinledik. Cindrella’nın hikayesini bir de üvey ablalarından dinlemek lazım diyorum. O yüzden belki de bu 7 madde gerçekte böyle olması gerekiyordur kim bilir?

Bunu hep söyleyeceğim. Anne olunca yeniden doğmadım, bambaşka biri de olmadım ama

Hikayem seninle başladı…

Sinem

You Might Also Like

1 Comment

  • Reply nil 21 Mayıs 2019 at 14:39

    yazdıkların doğru olabilir ama garip bir annesin. onaylamadım ama yazıcaklarını merak ediyorum

  • Leave a Reply