Miss Sade | Hikayem Seninle Başladı!

14 Mayıs 2017
sade_aydınoglu

Doğar doğmaz bebeğine aşık olan annelerden olmayacağım belliydi, olmadım da. Zaten ilk çığlığından sonra kucağıma verir gibi yaptıklarında –neden verir gibi yaptıklarını doğum hikayemi anlattığımda anlarsın- doğum odasında gülümsemeye de sebep olan ilk söylediğim kelimeler “hey baby” oldu. Çünkü o ilk karşılaşmada gözyaşı ya da tarifsiz bir mutluluk yerine güzel bir karşılaşma vardı.

Mühürlenme sonradan geldi, öncesi flu.

Bugünden geriye baktığımda, hatta hamileliğime kadar geriye gittiğimde aklımda kalan her anda, kafamda tek bir düşünce, 3 kelime var: Hikayem Seninle Başladı!

Çünkü her gün cips yerken, yemek yapmış olsam bile -ki bu konuda iyi olduğumu göreceksin- bir seçenekse o hep pislik yemek olurdu. Sağlıklı beslenmeye senin hayata gelmeye karar verdiğini öğrendiğim anda başladım.

Gelecek gelse de olur gelmese de pek de umurumda değildi. Genç ölmek her zaman yaşlı ölmekten daha iyi bir seçenekti. Şimdiyse senin büyüdüğünü görmek ve her anına tanık olmak için daha fazla spor yaparak dinç kalmaya karar verdim.

En basiti oy verirken bile eh ben oyumu verdim, görevimi yaptım gerisi ile ilgilenmiyorum derken, şimdi senin geleceğin için daha fazla “Cumhuriyet”e sahip çıkmam gerektiğini fark ettim.

Tüm kitaplara hakim olsam bile inancı yüksek olan bir insan hiç olmadım. Bir yerlerde yüce bir varlık olduğunu bazen kabul eder bazense mantığıma ters düşen anlarda inanmazdım. Beni sen inandırdın!

Hiçbir zaman uykuyu sevmedim ve sevmeyeceğimde ama uykum olmadan zorla uyumayı sırf sana daha fazla süt üretebilmek için öğrendim.

Hayata bakışım hep çocuk aklıylaydı. Neşeli, umursamaz ve geleceğe dönük olmadan anı yaşamak üzerineydi. Seninle gelecek için plan yapmanın önemini fark ettim.

Yaşım hep çocuktu benim. Seninle olgunlaşmanın da bir seçenek olduğunu ve gayet de keyifli olduğunu öğrendim.

Her sene istisnasız tatil rotam Bozcaada iken sırf sen çapraz rüzgarda kalma ve rahat rahat uyu diye başka seçenekleri içim cız etmeden kabul ettim.

Sessizlikte başım ağrırken, evde hiç ses yoksa mutlaka televizyonu açarken seninle sessizliği sevmeyi öğrendim.

Yazmak hep güzeldi ama daha fazlasını yazabileceğimi seninle fark ettim.

Seninle yeniden doğmadım, bambaşka bir insan da olmadım ama

Hikayem seninle başladı…

Sinem

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply